Son Buluşma | 24 Ekim 2008




Türkiye’nin bağımsızlığı için binlerce insanın şehit düştüğü, genç-yaşlı, kadın-erkek demeden düşmana karşı tek vücut direndiği Kurtuluş Savaşı’nın son tanıkları, Gazi Ömer Küyük, Gazi Yakup Satar ve Gazi Veysel Turan’ın günlük yaşamları ve savaş yıllarına dair anıları “Son Buluşma”da gözler önüne seriliyor.


Yönetmenliğini Nesli Çölgeçen’in yaptığı filmde gerçek kahamanlık öykülerini anlatıyor. Çölgeçen filmle ilgili olarak şunları söylüyor: “Uzun yıllardır filmini yapmayı düşündüğüm bir Kurtuluş Savaşı gazisi hikayem vardı. 2004 yılında bu proje üzerinde tekrar çalışmaya başladığımda Kurtuluş Savaşı gazilerinin çok azının hayatta olduklarını öğrendim. Drama projesini erteleyip yaşayan son gazilerin gerçek yaşamlarını çekmeye başladım. ‘Son Buluşma’, ‘gerçek sinema’ türünde bir filmdir. Bütün planlar ve sahneler hiç prova ve tekrar çekim yapmadan bire bir çekilmiştir. Öykü, kahramanların kendilerini yaşayarak anlattıkları, bir anlamda çekimlerle birlikte kendi öykülerini oluşturdukları bir yaklaşımla ortaya çıkarılmıştır. Filmde görünen ve söylenen her şey önceden tasarlanmış ve uygulanmış mizansenler değil o an yaşanan ve bir daha tekrar yaşanmayacak olan gerçek anlardır. Planların bir çoğu soru-cevap şeklinde değil, birlikte bir anı yaşamak ve sohbet etmek anlayışıyla çekilmiştir. Çekimler sırasında bütün ekip olarak hem çok güldük hem de çok ağladık. Bizim yaşadığımız bu duyguyu olduğu gibi filme yansıtmak ve onları birer insan olarak ölümsüzleştirmek ana çabamız oldu. Seyircinin de aynı duygularla filmi seyredeceğine inanıyoruz.

Çekimler sırasında gaziler ve aileleri çok mutlu ve memnun oldular, bizlere ellerinden geldiği kadar yardımda ve destekte bulundular. Bugüne kadar kendilerini bir çok ekibin çektiğini ancak ilk defa bu kadar farklı ve ayrıntılı bir çekim yapan ekiple karşılaştıklarını söylediler. Hatta Konya’lı gazi Veysel Turan kızına ‘her azaları ayrı, ayrı mı alıyor ya…?’ diye espri yaptı biz de bu planı filmde kullandık. Çorum’lu gazi Ömer Küyük’ü Gaziler Vakfı Ankara’ya davet etmiş. Bir araba gönderip aldırtmak istemişler. O da ‘İstanbul’dan gelen filmciyi çağırın o götürsün beni,’ demiş. Torunu aradı beni ‘Dede Ankara’ya gidecek ama senin götürmeni istiyor gelebilir misin?’ dedi. Telefonu kapatır kapatmaz yola çıktım. Çorumlu Gazi Ömer Dede, önce Anıtkabir’i ardından son kalan diğer iki gazi, Yakup Satar ve Veysel Turan’ı ziyaret ediyor, savaş yıllarına dair anılarını paylaşıp birbirleriyle helalleşiyorlar. Tarihe tanıklıklarını kendi ağızlarından dinlediğimiz bu üç kahraman gazi, gerçek sinema türündeki belgesel yapım ile ölümsüzleşiyor.”

Gerçek film kahramanları: Nişancı Er Ömer, Süvari Yakup Çavuş, Sıhhiye Onbaşı Veysel

Nişancı Er Ömer
Çorum'un İskilip ilçesine bağlı Çatkara Köyü'nden Ömer Küyük “Son Buluşma” filmi çekildiği sırada 108 yaşındaydı. Bir hayat ve doğa adamı olarak tanımlanıyor. İlerleyen yaşına rağmen her işini kendi yapan hareketli ve yaşam dolu biriydi.

“Geçen yıllarda bir ağaca çıkmış ama inememiş. Ahali de uzaktaymış, bağıra bağıra bitap düşmüş, "Karılar beni indirin" diye! Son üç dört yıla kadar ava çıkan, odun kesen bir insandı.” diye bahsediyor Gazi Ömer Dede’nin yakınları. Film boyunca, Gazi Ömer Dede’nin etrafındakilerle olan samimi diyalogları ve sempatik tavırları ile saygı duyulan sevilen biri olduğunu görüyoruz. İstiklal Savaşı gazilerinden Ömer Küyük 12 Ocak 2006’da vefat etti. Filmin yönetmeni Çölgeçen, Küyük için : “Yaşamı boyunca her yıl Zafer Haftası'nda memleketinden kalkıp Ankara'ya gelerek Anıtkabir'i, Gaziler Derneğini ziyaret etmiş. O, kahramanlığını hayatı boyunca devam ettirdi, bu filmde de bir kahramanlık yaptı.” diyor.

Süvari Yakup Çavuş
Film çekildiği sırada 110 yaşında olan ve kızıyla birlikte Eskişehir’de yaşayan Satar “en yaşlı gazi” unvanına sahip oldu. 1895 yılında Kırım'da doğan ve daha sonra ailesiyle birlikte Eskişehir'e göç eden Satar, 1. Dünya Savaşı'nın başlamasıyla Basra Cephesi'nde savaştı. Daha sonra Mustafa Kemal'in askeri olma şerefini elde eden Satar, Sakarya Meydan Muharebesi'nde de düşmana karşı savaştı. Savaşın sonunda Eskişehir'e döndü ve uzun süre çiftçilik yaptı. 2008’in Nisan ayında kaybettiğimiz Yakup Satar’ı Çölgeçen, şöyle tanımlıyor: “ Tam bir asker. Kalpağıyla dolaşıyor. Kızlarıyla yaşıyor ve bütün evi her şeyiyle hâlâ o yönetiyor, her şey ondan soruluyor. Bir komşusu var, her gün gelip günlük gazeteleri okuyor kulağına. Birinci Dünya Savaşı'na da katılmış birisi aynı zamanda.”

Sıhhiye Onbaşı Veysel
Konya'da yaşayan Veysel Turan ise 20 yıl önce romatizmasının kireçlenmeye dönmesi nedeniyle günlerini yatakta geçiriyordu. Turan, çocuk yaşta at arabasıyla Ankara'da Mustafa Kemal'in ordusuna katılarak, 1. Tümen Hücum Taburu'nda süvari olarak Dumlupınar, Sakarya ve II. İnönü savaşlarında düşmanla mücadele etti. “Son Buluşma” filmi çekildiği sırada 108 yaşında olan Turan’dan şöyle bahsediyor,filmin yönetmeni: “Başucunda bayrakla yaşıyor. Yatalak kendisi. Radyodan sürekli haberleri takip ediyor… Veysel Gazi, 15 yaşında, çağrılmadığı halde gönüllü olarak savaşa katılan biri. Yanına da at arabasını alıyor ihtiyaç olur diye. Oluyor da nitekim. Sıhhiyeci yapıyorlar onu. İlk görevi, at arabasıyla şehit toplamak.”

http://www.sonbulusma.com/

0 yorum: